Boyabat


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Makale
* Arşiv

Kategoriler

<%Kategorilerim%>

Arkadaşlarım


Boyabatlılar Adımlarını Sıklaştırıyor…

Bu yazı www.boyabatgazetesi.com dan iktibas edilmiştir.                    
                      Boyabatlılar Adımlarını Sıklaştırıyor… 
 
            Geçtiğimiz Ramazan ayında yani 28 Eylül 2008 Pazar günü Boyabat İmam-Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları İstanbul Fatih Laleli Camii’nin imarethanesinde iftar yemeğinde bir araya geldi.
            Davet aceleye getirildi ise de; yemek günü öncesinde 150 kişiye SMS yoluyla ulaşıldı. Toplantıdan haberdar edildiler.
            Tertip heyetinden öğrendiğimize göre, dokuz günlük uzun tatile Cuma günü çıkılmasaymış, davet edilenlerin tümü yemeğe gelecekmiş. Çoğu tatili şehir dışında geçirmek için hafta sonu düşmüş Anadolu yollarına. Ondan gelememişler…
            Genç arkadaşların organize ettiği bu iftar yemeği, sayıları yüze varan Boyabatlıları tekrar bir araya getirdi.
            Boyabatlılar yemek öncesinde camii avlusunda toplandı. Gelenlerin hemen hemen hepsi etrafına bakındı; tanıdık bir sima aradı. Çoğu tanıdıktı. Aynı okulun kimi alt-üst sınıftan, kimisi de sıra arkadaşları idi. Bazıları da öğretmenleri idi. Yabancılık çekmediler. Çabucak kaynaştılar. İkili ve gruplar halinde sohbete daldılar.
            Sohbete o kadar daldılar ki, iftar vaktinin girdiğini anlayamadılar. Beyazıt, Validesultan, Muratpaşa, Şehzadebaşı ve Laleli camii minarelerinden müezzinlerin okuduğu ezanların seslerini nesreyse duymadılar.
            Tarihi caminin arka kısmındaki imarethaneye akşam ezanları eşliğinde hep beraber girdiler. Yemek için masalara dağılarak oturdular.
            İstanbul’da hayat koşturmayla geçip gidiyor...
            Günlük hayatın ağır şartlar içerisinde sürdüğünü bilmeyeniniz yoktur.
            Bilmeyenler için söylüyorum; uzun yola aldırmayıp, ta Boyabat’tan, Ankara’dan Bolu’dan gelerek yemeğe iştirak edenler oldu.
            Bu ne sevgi, bu ne hasret, bu ne özlem… Gıpta etmemek mümkün değil.  
            Sohbet ettiğim arkadaşlarımdan anladığım kadarıyla, Boyabatlıların birbirlerini görme sevinci, günlerin getirdiği üzerlerindeki yorgunluğu bir anda kaldırmış, kuş gibi hafifletmişti.
            Gecenin geç vaktine kadar hasret gidermeye çalıştılar ise de birbirlerine doyamadan Kasım ayında yeni bir organizasyonda tekrar bir araya gelmek üzere dağıldılar.
            Kıymetli hocamız Ahmet Koyun’un ayrılmazdan evvel helallik istemesi, geleceğe yönelik güzel işler için temel atma vaktinin geldiğini müjdelemesi ve umut dolu sözleri bizleri fazlasıyla duygulandırdı.  
            Yemekte kimler yoktu ki: Sarıyer Kaymakamı Mehmet Ersoy, Bağcılar Belediye Başkan Yardımcısı Dursun Balcıoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi İETT Basın Yayın ve Reklam Müdürü Osman Çakır,Türk Sağlık-Sen İl Başkanı Mahmut Akman, Ankara Çözüm Dershanesi'nden Nazım Maviş ve Osman Öztürk, Boyabat İmam Hatip Lisesi eski öğretmenlerinden Şakir Başkavak ve burada isimlerini yazamadığım pek çok kişi.
            Kasım ayı geldi, geçiyor derken, davet haberi geldi.
            Telefonun öbür ucunda genç iş adamı, biricik kardeşim Beşir Elmacı vardı. Telefonda: “Ağabey, Bağcılar Belediyesinin Kültür Merkezinde 30 Kasım Pazar günü akşam saat 17,30 da buluşuyoruz. Yemeğe mutlaka gelmelisin ve bizimle birlikte olmalısın. ” dedi. Sakın gelmezlik etme! der gibi üstüne basa basa daveti tekrarladı. Mütevazılık gösterip: Ya nasip!.. diyemedim. “Peki! Peki! Geleceğim.” Diyerek, katılacağımı bildirdim.
            Buradan siz değerli okuyucularıma duyuruyorum:
            İstanbul’daki Boyabatlılar adımlarını sıklaştırıyor. 
            Adım adım sizlere doğru yaklaşıyorlar.  
            Sizin bu adımlara mukabeleniz ne olacak!?

Ertuğrul MEHMED
emehmed@gmail.com
ermehmed@mynet.com

Tarih: 10:50, 18/11/2008 Kategori: Makale
Yorum yaz

<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->

Ücretsiz Blog